HASTA MAHPUS ŞEFİKA KANDAR SERBEST BIRAKILSIN
Hapishaneler, sıklıkla mahpusların insan haklarına erişimde yaşadıkları sorunlarla gündeme gelmektedir. Kötü muamele, şiddet, ayrımcılık, iletişim kısıtlamaları, tedavi engelleri, sağlığa erişim sorunları, hastalık ve intihar olarak açıklanan yaşam hakkı ihlalleri gibi sorunlar ulusal ve uluslararası raporlarda sıkça yer almaktadır. Bu sorunlar sadece mahpusları değil aynı zamanda ailelerini de derinden etkilemekte, toplumun adalet sistemine olan güvenini sarsmaktadır. Böylesi büyük sorunların yaşandığı infaz sisteminde, militarist, erkek egemen bakış açısıyla idare edilen kadın hapishaneleri, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin ağır biçimde yaşandığı kapatılma mekanları olarak öne çıkmakta, ekonomik darlık, sosyal dışlanma, istismar ve sömürüye maruz bırakılan kadınların temel hakları yanında ihtiyaçları da görmezden gelinmektedir. Muayene sırasında askerin muayene odasından çıkmamasından başlayarak hasta kadın mahpuslar bakımından bu durum, tedaviye erişimi neredeyse durma noktasına getirmekte, kadın mahpusların yaşamına tehdit oluşturmaktadır.
737. F Oturmasında bu hafta, halen Diyarbakır Kadın Kapalı Hapishanesi’nde tutulan hasta mahpus Şefika Kandar’ın durumunu sizlerle paylaşıyoruz.
66 yaşındaki Şefika
Kandar; Kalp, Guatr, Astım, Bel Fıtığı, Yüksek Tansiyon, Damar Tıkanıklığı ve
Kronik Farenjit hastası olup, bu hastalıklara bağlı yaygın ödem, hareket
kısıtlılığı ve ağrılar yanında kalp krizi riski ile mücadele etmekte,
bacaklarında bulunan platin nedeniyle ayrıca sağlık sorunları yaşamakta,
yaşamını koğuş arkadaşlarının desteği ile sürdürmektedir.
Ailesi
tarafından verilen bilgiye göre; tutuklanmadan önce de kronik hastalıkları ile
mücadele eden Şefika Kandar’ın hastalıkları, 6 buçuk yıllık tutukluluğu
sürecinde daha da ağırlaştı ve olumsuz hapishane koşulları nedeniyle tabloya yeni
hastalıklar eklendi. Şefika Kandar, sıklıkla olmasa da koğuş
arkadaşlarının yardımıyla revir kontrollerine çıkabiliyor, ancak sadece durumu
kötü olunca hastaneye sevk ediliyor.
Yaşı ve yaşadığı rahatsızlıklar sebebiyle çoğu zaman kişisel
ihtiyaçlarını da arkadaşlarının desteği ile gideriyor. Yıllarca ailesinden uzak hapishanelerde
tutulan Şefika Kandar, sevdiklerinden uzak kaldığı için yaşadığı moral
bozukluğunun sağlığını olumsuz etkilediğini düşünüyor. Şefika Kandar, 6 ay önce durumunun
ağırlaşması üzerine hastaneye sevk edildi ve sevk edildiği hastanede yapılan
anjiyoda 3 kalp damarının tıkalı olduğu tespit edildi, ancak sağlığına kavuşamadan
hapishaneye geri gönderildi. Yaklaşık iki ay önce de Ramazan Bayramı’nda
telefon görüşü sırasında durumu ağırlaşınca yeniden hastaneye götürüldü ve kalp
krizi geçirdiği söylendi. Ancak yapılan müdahalenin ardından yine hapishaneye
geri götürüldü. Şefika Kandar, bu olaydan sonra ayaklarında şişlikler ve
şiddetli ağrılar oluştuğunu, daha önce geçirmiş olduğu hastalıkların
nüksettiğini, ancak gerekli tedavi ve bakımın sağlanmadığını belirtti.
Şefika Kandar için ailesi ve avukatları tarafından 2025 yılında tedavi maksadıyla infaz
ertelemesi talep edildi . Yapılan
başvuru üzerine, tedavisini sürdüren hastaneden verilen heyet raporu sonrasında
İstanbul adli Tıp Kurumu’na sevk edildi. Adli Tıp Kurumu, bütün bu
hastalıklarına ve hapishane koşullarının tedaviye imkan vermediği bilinmesine
rağmen “cezaevinde kalabilir “ raporu verdi. Ailesi son beyanında ;” 11 raporlu hastalığı bulunan Şefika
Kandar’ın yaşamı hapishanede risk altındadır. Ailesi olarak kaygılıyız. Ya hakkıyla
tedavi etsinler ya da serbest bıraksınlar’’ demiş, Şefika Kandar’ın
yaşamının korunması için destek talep etmiştir.
737. F OTURMASI kapsamında bu hafta; AĞIR HASTA MAHPUS ŞEFİKA KANDAR ve hapishane koşullarında tedavisi yapılamayan BÜTÜN HASTA
MAHPUSLARIN, SERBEST BIRAKILARAK SAĞLIK VE YAŞAM HAKLARININ KORUNMASI
için, yetkilileri göreve,
kamuoyunu duyarlılığa çağırıyoruz.
-
Hasta Mahpuslar Serbest Bırakılsın!
-
Şefika Kandar Serbest Bırakısın!
- Tedavi Haktır Engellenemez!
- Tecrit Öldürür Dayanışma Yaşatır!
İNSAN HAKLARI
DERNEĞİ İSTANBUL ŞUBESİ HAPİSHANE KOMİSYONU!