48. YILINDA,16 MART BEYAZIT ÖĞRENCİ KATLİAMINI UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ!
16 Mart 1978 günü İstanbul
Üniversitesi Eczacılık Fakültesi önünde ülkücüler tarafından düzenlenen bombalı
ve silahlı saldırı sonucu, üniversite öğrencileri Hatice Özen, Cemil Sönmez,
Baki Ekiz, Turan Ören, Abdullah Şimşek, Hamit Akıl ve Murat Kurt katledildi. Bu saldırı organizasyonunun içinde
asker ve polisler de vardı. Olayın üzerinden tam 48 yıl geçti ama
katillerden halen hesap sorulmadı.
Hatırlanacağı üzere; Katliam dokuz gün önce bir yazıyla
polise ihbar edildiği halde tedbir alınmayarak 7 öğrencinin ölümü ve 41
öğrencinin yaralanmasına seyirci kalındığı gibi, açılan dava sıkıyönetim
koşullarının verdiği rahatlıkla kapatılıvermişti.
Katliamda Abdullah Çatlı ve Reşat Altay’ın da adı geçiyor, polis ve asker bağlantıları olduğu ifade ediliyordu ama dosyanın yeniden açılabilmesi 21 yıl sonra gelen yeni itiraflar ve bilgiler sonrasında gerçekleşebildi. Ancak bütün çabalara rağmen, insanlığa karşı suç niteliğindeki 16 Mart Katliamının davası zamanaşımına uğratıldı. Siyaset, emniyet ve ordu içindeki bağlantıları gizlendi.
Biliyoruz ki; tekrar
yaşanmaması ve toplum vicdanında açılan yaraların bir nebze iyileşebilmesi için
katliamların her yönü ile aydınlatılması ve tüm faillerin cezalandırılmaları
gerekir. Bunun sağlanabilmesi için öncelikle, yaşanan tüm katliamların
insanlığa karşı suçlar içinde değerlendirilmesi ve zaman aşımı savunmasına mahal
verilmemesi ile cezasızlık zırhının kaldırılması gerekmektedir.
16 Mart Katliamı için
de; emniyet ve siyaset içindeki bağlantıları da dâhil katliamın tüm faillerinin;
olayı önlemeyenler, gereğince soruşturmayarak gerçekleri gizleyenler, yargılamayı uzatarak katilleri ceza almaktan
kurtaranları da kapsayacak şekilde, tüm sorumluların cezalandırılmaları
sağlanmalıdır.
Saldırıda yaşamını kaybedenleri saygıyla anarken, 16 Mart Beyazıt
katliamını bir kez daha kınıyor, katliamın sorumluları ve bu sorumluları
cezalandırmayıp davanın zamanaşımından düşmesine neden olarak, devlet adına bir
utanç kaynağı ve toplum vicdanında derin bir yara açılmasına neden olanlar
hakkında işlem yapılması için devleti göreve ve hesap vermeye çağırıyoruz.
Unutmadık,
Unutturmayacağız!
İnsan Hakları
Derneği İstanbul Şubesi