Kuyu Tipi Hapishaneler Derhal Kapatılmalıdır!
Hapsetme, zaman ve coğrafya değişse bile tarihsel olarak
iktidarların toplumu sindirme, baskı altında tutma ve otoriteyi tesisi etme
amacıyla kullandıkları bir yönetim tekniği olmuştur.
Türkiye’de de her dönem insanlık dışı koşullara sahip olan
hapishaneler, son zamanlarda inşa edildikleri bölgeler, mahpusların bedensel,
ruhsal ve sosyal iyilik hallerini göz ardı eden mimari yapıları ve fiziksel
koşulları nedeniyle “kişiliksizleştirme, güçsüzleştirme, insansızlaştırma ve
yalıtma" amaçlarını hedefleyen mekânlara ve cezalandırma araçlarına
dönüştürülmüştür. Özellikle 2020 yılından bu yana uygulamaya sokulan S Tipi, Y
Tipi ve Yüksek Güvenlikli Hapishaneler ile insan hakları ihlalleri doruğa
çıkmıştır.
Bu hapishaneler, F Tipi Hapishanelerden daha ağır bir
izolasyon (tecrit) modeline sahiptir. Üç katlı olan havalandırma ile hücre
bölümlerinin ayrı yerlere inşa edildiği, hücre penceresinde tel ızgaraların yer
aldığı, havalandırma hakkının neredeyse tüm mahpuslar için günde 1,5 saat ile
sınırlandırıldığı bu tip hapishaneler, mimari yapısının ve fiziki koşullarının
çok benzer olması sebebiyle mahpuslar tarafından “kuyu tipi” olarak adlandırılmaktadır.
Kuyu tipi hapishaneler, mahpusların bedensel, ruhsal ve
sosyal iyilik hallerini tamamen göz ardı eden; mahpusları insanlık dışı
koşullarda yaşamaya zorlayan uygulamanın mimari yansıması olarak karşımıza
çıkmaktadır. Bu koşulların bizzat kendisi, işkence ve diğer kötü muamele
niteliği taşımaktadır. Bu durum; ‘İşkence ve Diğer Zalimane, Gayriinsani veya
Küçültücü Muamele ya da Cezaya Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’, ‘Avrupa
İnsan Hakları Sözleşmesi’ ve ‘Mahpuslara Muameleye Dair Birleşmiş Milletler
Asgari Standart Kuralları’ başta olmak üzere, birçok uluslararası sözleşme ve
standartla bağdaşmamaktadır.
Gelinen aşamada mahpuslar, insan onurunu temel alan modern infaz
anlayışına, insan hakları ilke ve değerlerine tümüyle aykırı olan ve kanuni hiçbir
dayanağı bulunmayan bu hapishanelere istek ve iradeleri dışında sevk edilmeye
başlanmıştır. Adeta bu hapishanelere sürgün edilen mahpuslar, kuyu tipi olmayan
diğer hapishanelere sevk edilme talebiyle 2023 yılından bu yana açlık grevi ve/veya
ölüm orucu yapmışlardır. Başta insan hakları, hukuk ve sağlık örgütleri olmak
üzere pek çok sivil toplum örgütü, meslek örgütü ve siyasi parti sözü edilen hukuka
aykırı bu hapishanelerin kapatılması ve bu tür uygulamalara son verilmesi
amacıyla birçok kez açıklama yapmıştır.
Güncel durumda ise halen Bolu F Hapishanesi tutulmakta olan Serkan
Onur Yılmaz isimli mahpus, 26 Eylül 2025 tarihi itibarıyla ölüm orucu eyleminin
320. günündedir. Serkan Onur Yılmaz, Antalya Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’nde tutulmaktayken
kuyu tipi olmayan başka bir hapishaneye sevk talebiyle ölüm orucuna başlamış ve
eylemini sürdürürken Bolu F Tipi Hapishanesi’ne sevk edilmiştir. Ancak burada, Antalya
Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’nde kalan 8 arkadaşının da sevki için ölüm
orucunu sürdürmüştür.
Serkan Onur Yılmaz, 23 Eylül 2025 tarihinde istek ve iradesi
dışında Bolu İzzet Baysal Hastanesi Köroğlu Ünitesine sevk edilmiştir. Burada
mahkûm koğuşunda tutulduğunun bilgisi avukatlarına verilmiştir. Ne var ki
ailesi ve avukatları, söz konusu tarihten bu yana Serkan Onur Yılmaz ile görüşememiştir.
Hastane idaresi hukuka aykırı bir şekilde savcılık izni olmadan avukat görüşü
yaptıramayacaklarını öne sürmüştür. Savcılık ise avukat görüş talebini
reddetmiştir. Avukat-müvekkil görüşünün bu şekilde engellenmesi açık bir
şekilde kanuna aykırı ve hak ihlalidir. Ayrıca Yılmaz’ın ailesinin refakatçi
talebi, hastane başhekimi tarafından “savcılığın olur yazısı olmadığı”
gerekçesiyle reddedilmiştir.
Bu nedenle aşağıda imzası bulunan Marmara Hapishaneler İzleme Heyeti bileşenleri olarak, Serkan Onur
Yılmaz’a yapılan bu uygulamaların hukuka aykırı olduğunu bir kez daha ifade
ediyoruz. İvedilikle Serkan Onur Yılmaz’ın avukatları ve ailesi ile görüşmesi
sağlanmalı ve nihai olarak talepleri kabul edilmelidir.
Hem mimari yapıları hem de idari uygulamaları bakımından
insanlık onurunu zedeleyen, mahpusları toplumdan tamamen izole ederek, temel
hak ve özgürlüklerini yok sayan kuyu tipi hapishaneler derhal kapatılmalıdır.
İnsan Hakları Derneği
İstanbul Şubesi – Çağdaş Hukukçular Derneği İstanbul Şubesi – Özgürlük İçin
Hukukçular Derneği İstanbul Şubesi – Türkiye İnsan Hakları Vakfı İstanbul
Temsilciliği – İstanbul Barosu İnsan Hakları Merkezi – Toplum ve Hukuk
Araştırmaları Vakfı