(679. F OTURMASI ) HASTA MAHPUS UĞUR OK SERBEST BIRAKILSIN!
Hapishanelerde mahpuslara
yönelik ağır hak ihlalleri artarak devam ediyor. Sadece mahpuslara değil,
beraberinde ailelerine de ciddi zorluklar yaratan sürgün sevkler bu ihlallerden
sadece biri. Yargılama süreci devam ederken,
hatta yargılama daha başlamadan hiçbir geçerli gerekçe gösterilmeden, mahpuslar
yargılama bölgesinden ve ailelerinden kilometrelerce uzaktaki hapishanelere
sürgün sevk ediliyorlar. Sık aralıklarla uygulanan sürgün sevkler nedeniyle
hasta mahpusların tedavileri aksıyor, kişisel eşyaları sevkler sırasında zarar
gördüğünden mahpuslar aynı eşyaları her gittikleri yerde yeniden almak zorunda
kalıyor ve maddi zorluklar yaşıyorlar.
Son süreçte, henüz hakkında dava bile açılmamış mahpusların,
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası hükümlüleri için açıldığı söylenen ve
kamuoyunda “kuyu tipi” olarak bilinen S, Y ve Yüksek Güvenlikli Hapishanelere
sürgün sevk edildikleri, bir işkence yöntemi olarak tanımlanan ağır tecrit
uygulamalarına maruz bırakıldıkları görülmektedir. Nitekim İnsan Hakları Derneği
Ankara Şubesi’nin Ankara’da bulunan hukuk ve insan hakları örgütleriyle
birlikte hazırladığı Kırşehir Hapishaneleri Hak İhlalleri Raporuna bakıldığında
kuyu tipi hapishanelere neden işkencehane dendiği kolaylıkla anlaşılmaktadır.
Mahpuslar özellikle adil yargılanma ve işkence yasağını ihlal eden bu
uygulamalara karşı itirazlarını çeşitli şekillerde dile getirmekte, bu nedenle hâlihazırda
onlarca mahpus açlık grevi ile seslerini duyurmaya çalışmaktadır.
679. F OTURMASI’nda bu hafta Sincan 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’nde tutulan hasta mahpus Uğur
Ok’un sağlık durumunu paylaşıyoruz
Uğur Ok; Akciğer yaralanması nedeniyle oluşan kalıcı ağır hasar yanında, Kronik Bronşektazi hastası olup bu
hastalığa bağlı olarak kronik öksürük, öksürükle
kan gelmesi, yoğun ve kanlı balgam, solunum güçlüğü, nefes alıp verme sırasında
göğüs ağrısı, belirgin zayıflama ve halsizlik yaşamakta, yaşamını akciğerine
takılı bir tüp sayesinde sürdürebilmektedir.
Tıbbi literatüre göre; Astım ve KOAH hastalıklarında olduğu gibi
Bronşektazi için de düzenli tedavi gerekmekte, uygun tedavi sayesinde,
hastalığın neden olduğu sağlık sorunları azaltılabilmekte ve hastalığın
ilerleyişi durdurulabilmektedir. Aksi halde kandaki oksijen oranı normalin
altına düşmekte ve yaşamı tehdit eden sağlık sorunlarına neden
olabilmektedir.
2006’da tutuklanan ve tutuklu
bulunduğu 6 yıllık süre içinde olumsuz hapishane koşullarına bağlı olarak
akciğer hastalığına yakalanan ve Bronşektazi tanısı konulan Uğur Ok’un, Suruç
Katliamında göğsüne isabet eden şarapnel parçasının neden olduğu akciğer
yaralanması nedeniyle akciğerindeki hasar ve hastalığı daha da ağırlaşmıştır.
2025 yılı Ocak ayında gözaltına
alınarak yeniden tutuklanan OK ile 13.03.2025 günü görüşen avukatının
aktarımına göre, Uğur Ok görüşeme sırasında; ciğerlerinden kan geldiğini,
hapishane revirine çıktığını ancak ilaçlarını söylediği halde bir süre
verilmediğini, hastane sevkinin ise hücre tipi ring dayatması nedeniyle
gerçekleşmediğini, günde sadece bir buçuk saat havalandırmaya çıkarıldığını,
günün geri kalanını kapalı bir ortamda geçirmek zorunda kaldığını, ifade etmiştir. Avukatı devamla; “ Müvekkilin hastalığı gerekli ve yeterli
bir hava sahası ve hijyen gerektiren, aynı zamanda düzenli tedavi ve takip
gerektiren bir hastalıktır. Bunun tutukluluk halinde ve yukarıda açıkladığımız
hapishane koşullarında sağlanması mümkün değildir. Bu nedenle serbest
bırakılması ve tedavisine imkân sağlanmasını istiyoruz.” demiştir.
679. F
OTURMASI kapsamında bu hafta; HASTA MAHPUS UĞUR OK ve BÜTÜN AĞIR HASTA
MAHPUSLARIN SERBEST BIRAKILARAK, SAĞLIK VE YAŞAM HAKLARININ KORUNMASI için
yetkilileri göreve, kamuoyunu duyarlılığa çağırıyoruz.
HASTA
MAHPUSLAR SERBEST BIRAKILSIN!
TEDAVİ
HAKTIR ENGELLENEMEZ!
TECRİT
ÖLDÜRÜR DAYANIŞMA YAŞATIR!
İNSAN HAKLARI DERNEĞİ İSTANBUL ŞUBESİ HAPİSHANE KOMİSYONU
