LGBTİ+ Hakları Tehdit Altında: Yeni Yasa Tasarısına Karşı Acil Çağrı
LGBTİ+lar, ister görünür olsun ister olmasın
yaşadığımız coğrafya üzerinde çeşitli ve sayısız şiddet türü ile mücadele
etmek zorunda bırakıldı. 90’lı yıllarda Hortum Süleyman’a karşı Ülker sokakta
ve sürgün sonrası da 2000’lerde Esat ve Eryaman’da yapılan direnişler, bu
mücadelelerden yalnızca iki tanesi. Lgbti+lar, nerede ve ne şekilde olursa
olsun, karanlığın içinde hiç kimsenin elini bırakmıyor ve o karanlıktan asla
korkmuyorlar. Bizler insan hakları savunucuları ve LGBTİ+lar olarak basına
sızdırılan yasa taslağının, yaşadığımız yüzlerce karanlıktan bir tanesi
olduğunu biliyoruz. Bu yasa daha önce Diyanet tarafından verilen fetvalar ve
RTÜK tarafından alınan kararlar gibi bizim için büyük tehlike arz eden
durumlardır.
Yasalarla var olmadık ama yasalarla hayatta kalacağız.
Vatandaşı olduğu her bir ferdi korumak ve gözetmekle sorumlu olan devlet,
ayrımcılık yapmadan herkesi eşit ve adil bir şekilde savunması gereken yargı,
kamu yararı gözetmesi gereken ama bizlerin yaşamını hedef gösteren yandaş
basına sesleniyoruz: BURADAYIZ! Tedirginiz, endişeliyiz ama korkmuyoruz. Bu
yasa ayrımcılık ve nefret yasasıdır ve yaşamlarımızı tehdit etmektedir. Daha
önce de defalarda devlet eliyle karartılmak istenen yaşamlarımız, bu sebeple
canına kıyan arkadaşlarımız oldu. LGBTİ intiharları işte bu yüzden politiktir.
Yasalarla koruduğunuz erkeklerin yaşamlarımız üzerinde
cezasız bir şekilde etki etmesi sonucu katledilen translar için de ses
çıkarıyoruz. Hedefe alınan şey yalnızca bizim yaşamlarımız değil, tüm
toplumdur. Dolayısıyla, tüm kurum, kişi ve siyasi partilerin yasa tasarısına
karşı ses çıkarması son derece acil, mühim ve gereklidir. Şu an hayatta olan ve
henüz doğmamış olan LGBTİ+ların yaşamları bu tepkiye bağlıdır. İntihara
sürüklenen her bir arkadaşımızın faillerini bulmak için harekete geçmesi
gereken sistem yaşamlarımızın üzerine karanlık örtmekle meşgul.
Yarattıkları suni gündemle kendi karanlıklarını gizlemek ve
yaşamlarımızı öne sürerek içinde yuvarlandıkları ekonomik ve siyasal krizi
örtmek istemektedirler. Yaşamlarımız sizlerin bahaneleri olamaz..
Bu zamana kadar ertelenen ötelenen ve “hassasiyetler”
gözetilerek kısık sesle ve küçük harflerle mücadelemize verilen desteği büyütme
zamanı gelmiştir. Başta ana muhalefet partisi olmak üzere mecliste sandalyesi
bulunan tüm partilere çağrımızdır. Çekincesiz, amasız bu yasaya dur deyin. Bu
yalnızca bizlerin değil yaşadığımız coğrafyadaki herkesin yaşamının tehlikeye
atacaktır. Kendilerini muhalif olarak tanımlasalar da Lgbti+ mücadelesine
yönelik nefret ve söylem pratiklerini destekleyenlere de bir sözümüz var.
Egemeninize ne kadar çok benzediğinizi sorgulayın!
İktidarın restini gördük. Onlarca yıl tırmandırarak
yükselttiğimiz mücadelemiz ve görünürlüğümüzü, taşıdığımız zirveden aşağıya
yuvarlamak istiyorsunuz. Buna müsaade etmeyeceğiz. Bizler düzeltilmesi ya da
tecrit edilmesi gereken varlıklar değiliz. “Cinsiyetsizleştirme”, “LGBT
propagandası” “sapkın, zararlı akımlar” ve “hayasızca hareketler” gibi
ifadelerle hedef aldığınız bizler birer insanız ve haklarımızın
farkındayız.. Biyolojik cinsiyetimize de yönelimimize de dönüşümümüze sahip
çıkıyoruz.
AKP rejiminin toplumu şekillendirmeye çalışma çabalarının
“dış görünüşü uyumsuz” kişiler tarafından boşa düşürüleceğinden hiç şüphemiz
yok. Uyum ameliyatı olmak isteyen translara tüm kapılarını kapatması ve
toplumsal tecrit ile cezalandırılması, sağlık hizmetlerine erişimin
kısıtlanması, transların operasyon süreçlerinin zorlaştırılması ve hormon
ilaçlarına ulaşımın neredeyse imkânsız hale getirilmesi tam anlamıyla faşizmin
yasal halidir.
Devlet, LGBTİ+’lara yönelik sistematik homofobi ve
transfobiyi kurumsallaştırarak, şiddeti daha da meşrulaştırıyor. ‘Tek tip
ve muhafazakâr bir toplum yaratma arzusunun tam karşısındayız. Asıl
düzenlenmesi gereken yasa kadın ve LGBTİ+ cinayetlerini ortadan kaldıracak ceza
yasalarıdır. Okullarda işyerlerimizde sokakta ve evlerimizde gördüğümüz
şiddetin durdurulması için yasalar yapılmalıdır.
Asıl düzenlenmesi gereken erkeklerin aldığı cezaların
ağırlaştırılması ve caydırıcı olmasıdır.
Asıl düzenlenmesi gereken kadınların can güvenliği içinde
evlerine gidebiliyor olmasıdır.
Asıl düzenlenmesi gereken LGBTİ+ çocukların güven içinde
büyüyebilmesidir.
Bizler LGBTİ+ hakları savunucuları olarak bu yasanın
hayatları karartmasına müsaade edilmemesi için herkesi güçlü bir ses çıkarmaya
davet ediyoruz.
İktidarın, güvensiz ve heteroseksist aile tahayyülüne karşı
birbirimizin dostu, yoldaşı, ailesi olmaya devam edeceğiz.
LGBTİ+’ların yaşamları değerlidir..
İNSAN HAKLARI DERNEĞİ
İSTANBUL ŞUBESİ
LGBTİ+ HAKLARI KOMİSYONU